Doları kim yükseltiyor 2021? Doları kim yükseltti?

Doları kim yükseltiyor 2021? Doları kim yükseltti? Ekonomist İbrahim Kahveci, hükümetin döviz kurunu kasıtlı olarak yükselttiğini ileri sürdü. Kahveci, Naci Ağbal döneminde dolar kurunun 4 ayda 8,50’den 6,90’a kadar düştüğünü hatırlatarak, “Naci Ağbal bunu başardı ve toplumdan takdir gördü; ama ne yaptık? Hemen görevden aldık.” dedi.

haber Merkezi
haber Merkezi Tüm Haberleri

Doları kim yükseltiyor 2021? Doları kim yükseltti? Ekonomist İbrahim Kahveci, Milli Görüş’ün yayın organı TV5’de yayınlanan “Ekonomi ve Ötesi” programında, Suat Dural’ın sorularını cevapladı.

DOLARI KİM YÜKSELTİYOR 2021?

Türk Lirası, Pazartesi günü Tayland Bahtı ve Güney Kore Wonu ile birlikte düşüş kaydeden gelişen para birimleri arasında yer aldı. Türk Lirası'ndaki bu değer kaybı, Amerikan Doları'nın güçlenmesiyle yakından ilgili. Pandemi sırasında ekonomiyi canlandırmak için piyasaya nakit pompalayan gelişmiş ekonomilerin, enflasyon kaygılarıyla para politikalarında değişiklik planlamaları Türk Lirası gibi para birimlerini etkiliyor. Ancak TL'deki değer kaybının arkasında Türkiye'deki para politikasının da etkisi var.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), 23 Eylül'deki toplantısında politika faizini 100 baz puan düşürerek yüzde 19'dan yüzde 18'e indirdi.
Karar öncesi 8,64 seviyelerinde olan kur, kararın açıklanmasının ardından 8,80 seviyesine kadar yükseldi.
Bol likidite dönemi sona eriyor
Küresel olarak koronavirüs pandemisiyle başlayan bol likidite döneminin artık sonuna geliniyor.
ABD Merkez Bankası (Fed), Eylül ayında, pandemi sırasında ekonomiyi canlandırmak için piyasaya sundukları teşvikleri artık yavaşlatmaya hazır olduklarını, diğer bir deyişle "tapering" sürecine gireceklerini açıkladı.
Fed, pandemi boyunca aldığı tahvillerle piyasaya her ay 120 milyar dolar nakdin girmesini sağlamıştı.
Böylece piyasaların desteklenmesi, ekonominin canlanması hedeflenmişti. Ancak bu ABD'nin yükselmeye başlayan bir enflasyonla yüz yüze gelmesine, aynı zamanda Fed'in bilançosunun da kabarmasına yol açtı. Benzer bir durum Avrupa Merkez Bankası için de geçerli. Bundan sonra başta ABD olmak üzere gelişmiş ekonomilerde krizlerin önüne geçmek için "tapering" ile ekonominin normale dönmesi amaçlanacak. Bunun için de piyasaya sağlanan likidite yavaş yavaş geri çekilecek. Tapering ile merkez bankalarının gevşek para politikasını sıkılaştırmaya başlaması, bir süre sonra da faizlerin artırılması beklenebilir. Bu da doların daha da güçleneceği anlamına geliyor.

TL, negatif ayrışıyor
Icrypex'ten Strateji Geliştirme Müdürü Tuğba Özay'a göre Dolar/TL'deki yükselişin seyri, TCMB'nin atacağı adımlara göre ya ivme kazanacak ya da yavaşlayacak.
Dolar, bütün para birimlerine karşı güç kazansa da Türk Lirası'ndaki değer kaybı muadillerine göre daha yüksek.
TÜSİAD Başekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, attığı tweetinde Fed'in faizleri değiştirmediği 22 Eylül'deki kararından beri gelişmekte olan para birimlerinde değer kaybının yüzde 2 civarında seyrettiğine, ancak TL'deki değer kaybının yüzde 4'e çıkarak bu rakamın iki katına işaret ettiğine dikkati çekti.

TL, yılın başından beri ise dolara karşı yüzde 20'ye yakın değer kaybetti.
Icrypex'ten Özay, TL'nin diğer gelişmekte olan para birimlerinden negatif ayrışmasının nedeni olarak TCMB'nin para politikasını ve ülke ekonomisindeki kırılganlıkları gösteriyor:
"Yüksek enflasyon, yüksek işsizlik, net rezervlerin halen ekside olması, faiz indirim beklentilerinin devam etmesi, Türk Lirası'nın değer kaybetmesinin TL kaynaklı nedenleri."

"Kurun faiz indirimimizle ilgisi yok"
Pazartesi günü TBMM'de bir sunum gerçekleştiren TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu ise "Küresel gelişmelere bakınca kurun bizim faiz indirimimizle ilgisi olmadığını görürüz" dedi.
Kavcıoğlu ayrıca, "Ağustos-Eylül gibi faiz indirimine ilişkin yol haritamızı belirtmiştik. Para politikasındaki faiz indirimini beklenen oranda görüyoruz. Sürpriz olmadığını söyleyebiliriz" diye konuştu.

Ekonomist İbrahim Kahveci, Milli Görüş’ün yayın organı TV5’de yayınlanan “Ekonomi ve Ötesi” programında, Suat Dural’ın sorularını cevapladı.

Kahveci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile görüşmesinin ardından TCMB’deki görev değişimine ve ardından döviz kurunun yükselmesine dair bir soruyu da cevapladı.

Erdoğan-Kavcıoğlu görüşmesinden sonra 2 başkan yardımcısı ile 1 Para Politikası Kurulu Üyesinin görevden alındığını hatırlatan Kahveci, boşalan 2 üyeliğe atama yapıldığını, 1 üyeliğin boş olduğunu söyledi.

“REUTERS’IN YANLIŞ HABERİ, OPERASYONUN BİR PARÇASIYDI”

Bu kabulle birlikte Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun yerinin sağlamlaştırıldığını ifade eden Kahveci, Reuters haber ajansının haberinde Kavcıoğlu’nun yerine getirileceği ileri sürülen ismin de görevden alındığına işaret etti.

Kahveci, Reuters’a yanlış bilgiler verilerek, Kavcıoğlu’nun koltuğunun sağlamlaştırıldığını iddia etti. Kahveci, “Kim kullandıysa Reuters’ı, ‘Şahap Kavcıoğlu gidecek’ şeklinde yapılan haberler, aslında Şahak Kavcıoğlu’nun koltuğunun sağlamlaştırılması için yaptırılmış haberlerdi. ‘Zulüm 1453’te başladı’ duvar yazısını, o kadar polisin arasında herhalde geziciler yazmadı; ama ne oldu? ‘Zulüm 1453’te başladı’ yazısıyla ciddi bir propaganda yapıldı. Bunun gibi.” dedi.

“HÜKÜMET, DÖVİZ KURUNU KASITLI OLARAK YÜKSELTİYOR”

Merkez Bankası’nın başkanının, görev süreleri bitmeden, 3 yılda 4 kere görevden alındığını hatırlatan Kahveci, bu kadar yanlışın bilinçsizce yapılmayacağını belirterek, “Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı kabinesi, yani ülke yönetimi, Merkez Bankası ile beraber, doların yükselmesi için elinden ne geliyorsa yapıyor. Ha, vatandaşa da dönüyor, ‘dış güçler’ diyor; ama dövizin yükselmesi için dış güçlerin yapabileceği bir şey yok. Dövizin yükselmesi için, iç güçler olarak ülkeyi yöneten kadrolar, ellerinden ne geliyorsa yapıyor. Dikkat edin, döviz biraz istikrar kazanıyor, tak siyasî müdahale geliyor, döviz yükseltiliyor. Bilinçli ve kasıtlı bir şekilde dövizin yükseltildiğini görüyoruz.” diye konuştu.

Bunun son resmî ilânının, önümüzdeki hafta yaşanacağını ileri süren Kahveci, “Merkez Bankası, önümüzdeki hafta faizi indirirse, artık bu söylediğimiz teorinin resmî, imzalı belgesi olmuş olacak.” dedi.

Yüksek kurun ihracata olumlu etkisinin olup olmadığına dair bir soruya “Hiçbir alâkası yok” diye karşılık veren Kahveci, “İhracat, yüzde 36,9 artmış fakat bunun yüzde 25,6’sı miktar artışından. Biz, dışarıya sattığımız ürünlerimize sadece yüzde 9,5 zam yapabilmişiz. Küresel bir enflasyon var bunun içerisinde. İthalat ise yüzde 25,5 artıyor. Ama miktarı sadece yüzde 4,9. İthal ettiğimiz ürünün fiyatı ise yüzde 20,1 artmış. Talan oluyor ülkemiz, talan. Geçen hafta ne dedim? Irgat ülke. Avrupa ve Rusya’nın ırgatı. Dünyanın ırgat ülkesi olduk. Boğaz tokluğuna, karın tokluğuna çalışıyoruz.” İfadelerini kullandı.

20 Ara 2021 - 11:55 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Popüler Ekonomi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Popüler Ekonomi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Popüler Ekonomi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Popüler Ekonomi değil haberi geçen ajanstır.