Artan faizler borsa yatırımcısını korkutmalı mı?

Tahvillerde ayı piyasası taraftarlarının sesi daha yüksek çıkmaya başladı ve bu durum hisse yatırımcıları için önemli bir soruyu ortaya koyuyor. Yükselen 10 yıllık faiz oranlarından ne zaman endişe duymaya başlamalı? Küresel ekonomik büyüme ve kurumsal gelirlerde yükseliş beklentisi artıyor ve son aylarda hisse ve emtia fiyatlarının sert yükselişine neden olan iyimser yatırımcı beklentilerini doğruluyor. Aynı zamanda 10 yıllık küresel faiz oranları da yükselişte. ABD, Japonya, Avusturalya, Avrupa ve İngiltere’de şimdi son bir yılın en yüksek seviyesine çıktı.

Bu durum, merkez bankalarının devasa alım programları nedeniyle tahvil verimlerinin tarihin en düşük seviyelerine gerilemiş olmasına rağmen, finans piyasalarında ekonomik toparlanmayla birlikte gelen doğrulama sürecinin bir parçası. Leuthold Group’un Baş Yatırım Stratejisti James Paulsen, “tahvil verimlerinin anormal bir şekilde düşük seviyelerinden yükseliş göstermesi, özel sektör güvenindeki artışa ve daha sağlıklı ekonomik büyüme ve kar büyümesi beklentilerine işaret ediyor” dedi.

Küresel tahvil piyasaları ev sahipleri ve şirketler için borçlanma maliyetinin belirlenmesine yardımcı oluyor. Bu şekilde ise ekonomik toparlanmaya destek verme konusunda önemli bir rol oynayabilirler. Bu durum 10 yıllık hükümet faiz oranlarını düşük tutmanın neden merkez bankalarının birincil hedeflerinden biri olduğunu açıklıyor.

Ancak düşük faiz oranları aynı zamanda yatırımcıları hisse ve kurumsal tahvillere yönelmeye teşvik ediyor. Zira bunlar hükümet borcu satın almanın sağladığı ortalama altı getirilere kıyasla çok daha iyi alternatifler olarak görülüyor.

Aslına bakılacak olursa bu yıl kurumsal gelirlerde devasa bir yükseliş bekleniyor. Société Générale bu yıl MSCI Dünya Endeksi’ndeki şirketlerin gelirlerinde %30 ve gelişen ülke piyasalarında %40’a ulaşan gelir beklentilerine dikkat çekiyor. Société Générale’nin Hisse Stratejisi Başkanı Andrew Lapthorne, “genellikle piyasalardaki trend, kar beklentilerini izler ve bu yıl için beklentiler, oldukça güçlü kar büyümesi yönünde” dedi. Açıklamasının devamında, “tüm karmaşıklığına rağmen, borsalar oldukça basit; kar ve kar beklentilerinin akışına göre hareket ediyor” ifadesini kullandı.

Boğa piyasası taraftarı yatırımcı algısı oldukça yüksek olmaya devam ediyor.

Tahvil ve hisse piyasaları arasındaki ilişkinin ilginçleşebileceği noktalardan biri ise, ekonominin ABD Merkez Bankası’nın (FED) 10 yıllık faiz oranlarını düşük seviyelerde tutamayacağı bir güçle toparlanma göstermesi halinde görülecek. ABD’nin ölçüt kabul edilen 10 yıllık tahvil verimlerinde yükseliş beklentileri, Bloomberg’e göre ocak ayında %3,9’dan %4,8’e çıktı. Ancak bu tahmin bile, ABD Başkanı Joe Biden ve hükümetinin şimdilerde üzerinde durduğu 1,9 trilyon dolarlık ek ekonomik teşvik paketinin karşısında düşük kalabilir.

Bu noktaya erişilene kadar Leuthold’den Paulsen, yatırımcıların hisse piyasalarının, 10 yıllık faiz oranları karşısındaki performansının geçmişine bakmasını tavsiye ediyor. Paulsen, “tahvil verimleri bugün olduğu gibi %3’ün altında olduğunda, getiriler artarken hisseler yükseldi” dedi. Tahvil piyasalarından korkmak yerine, hisse yatırımcıları gelirleri yükselten ve aynı zamanda faiz oranlarının artmasına neden olan güçlü bir ekonomik toparlanmadan fayda görebilir.

22 Şub 2021 - 15:32 - Finans

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Popüler Ekonomi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Popüler Ekonomi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Popüler Ekonomi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Popüler Ekonomi değil haberi geçen ajanstır.