- G:

Türkiye'nin internet erişim ve sosyal medya kullanım oranları açıklandı

Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gerçekleşen Sosyal Ağ Haritası Projesi'nin tanıtım toplantısında, Türkiye'nin sosyal ağ hareketliliğini ve dinamiklerini ortaya koyacak yerli ve milli platformun hayırlı olmasını diledi.

Talha Alan
Talha Alan Tüm Haberleri

"Dijital evreni 'siber vatan' olarak tanımlıyoruz"

Farklı yaş gruplarının sosyal ağ kullanım istatistiklerinin toplumun neredeyse tamamının sosyal ağları günlük hayatının bir parçası yaptığını gösterdiğini ifade eden Altun, "Sosyal Ağ Haritası'nın 2021 verilerine göre, 15-17 yaş arası gençlerimizin yüzde 98'i internete erişimi olan toplum kesimleri. İnternet erişimi olan gençlerimizin yüzde 93'ü de en az bir sosyal ağ mecrasını kullanıyor. İnternete erişim oranları yaş ilerledikçe görece düşse de nihai rakamlar elbette oldukça yüksek. İnternete erişim oranlarının yüksekliğinde, hiç şüphesiz hükümetimizin yaptığı altyapı yatırımlarının ve dijitalleşme reformlarının büyük bir katkısı vardır. Bu anlamda gerek geleneksel medya, gerek sosyal medyanın altyapısının geliştirilmesi noktasında, bu alanlarda yapılan yatırımların kapsamı noktasında Türkiye çok ileri bir noktadadır. Bu anlamda yapılan yatırımlar çok net şekilde Türkiye'yi pozitif olarak ayrıştırmıştır." dedi.

Sosyal ağların kullanımının yaygınlığı ve sağladığı imkanlar her geçen gün artarken, bu alanın bünyesinde barındırdığı çeşitli tehditler ve sorunlarla da karşı karşıya kaldıklarını aktaran Altun, şöyle konuştu:

"Keşke her şey teknolojik iyimsercilerin söylediği gibi teknolojiyle birlikte sosyal ve bireysel hayatlarımızı sadece iyileştirse. İnternet ve sosyal ağ mecralarında vatandaşlarımızın hukukunu korumak için kanuni düzenlemeler dahil pek çok çalışmaya imkanlarımız ölçüsünde katkı sunmaya çalışıyoruz. Bu vesileyle bu mecraların ruhuna uygun özgürlükçü tutumu devam ettirirken, vatandaşlarımızın hukukunun çiğnenmesine ve kamu düzenin bozulmasına müsaade etmeme kararlılığımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum. "

Diğer tüm iletişim mecralarında olduğu gibi internet ve sosyal ağ mecralarında da kamu faydası, kamu düzeni ile hak ve özgülüklerin gözetilmesi gerektiğini belirten Fahrettin Altun, şunları kaydetti:

"Asıl olan bireysel ve kamusal fayda, hak ve özgürlükler, elbette hukukiliktir. Herhangi bir alanın devletin egemenliğinin ve hukukun gücünün dışında olması düşünülemez. Bu anlayışla biz dijital evreni 'siber vatan' olarak tanımlıyoruz. Nasıl ki gerçek dünyada bir egemenlik mücadelesi veriyorsak 'siber dünyada' da bir egemenlik mücadelesi vermemiz gerektiğini düşünüyoruz. Nasıl ki gerçek dünyada güvenlik sorunlarımızı esas alıp onlarla mücadele ediyorsak aynı şekilde 'siber dünyada' da güvenlik meselelerini temel alıyoruz, siber güvenliği, siber suçları mücadele edilmesi gereken asli unsurlar olarak görüyoruz. Ve siber vatanımızı, siber egemenliğimizi korumak için elimizden gelen bütün gayreti sarf ediyoruz.
Bu noktada kamu kurum ve kuruluşlarımızın, özel sektörümüzün, sivil toplum kuruluşlarımızın, üniversitelerimizin el birliğiyle, güçlü bir koordinasyonla, eş güdümle hareket etmesi ve bu siber vatanı vatandaşlarımızın hukukunu temel almak üzere güçlenmesi için çaba sarf etmesi son derece elzem bir husustur. Bu noktada biz son dönemde yaşanan gelişmelerde gördük ki siber alanda yaşanan güvenlik ihlalleri, gündelik hayat, uluslararası politikayı, iç politikayı, özel hayatın gizliliği ilkesini ihlal edebilmekte, bu alanları tahrif edebilmekte ve manipüle edebilmektedir. Bu nedenle her ne olursa olsun biz ana vatanda, mavi vatanda, gök vatanda olduğu gibi, siber vatanda da vatandaşımızın hukukunu, kamu düzenini, kamu faydasını korumak için elimizden gelen her adımı atmakta kararlıyız. Bundan geri durmayacağız. "

İnternet ve sosyal mecralar dahil tüm dijital evrende vatandaşların haklarının ayakları altına alınmasına müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Altun, "Kişisel verilerin hukuksuz olarak kullanılmasına ya da alışveriş yaparken tüketici haklarının çiğnenmesine engel olmak için elimizden geleni yapıyoruz, bunların çok temel bir sorun olduğunu görüyoruz. Terör örgütlerinin propaganda ve örgütlenme faaliyetlerinin de karşısında duruyoruz. Çok açık ve net bir şekilde uluslararası sosyal medya şirketlerinin terör örgütlerine payandalık yapmasına, terör örgütlerinin propaganda yuvası olarak hizmet etmesine akıl erdiremiyoruz. Bu noktada muhataplarımızla yaptığımız görüşmelerde terör örgütlerine sağladıkları bu desteğin esas itibarıyla küresel terörizme katkı sunduğunu ifade ediyoruz." dedi.

"Bunlara karşı gerekli tüm koruma kalkanlarını oluşturmalıyız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın terörün sadece Türkiye'nin, Orta Doğu'nun ya da İslam dünyasının sorunu olmadığına yönelik söylemlerini hatırlatan Altun, terörün küresel bir sorun olduğunu ve terörün, küresel şekilde kararlılıkla mücadele edilmemesi halinde Doğu-Batı demeden bütün ülkelerin temel sorunu olacağını ve olmaya devam edeceğini vurguladı.

Telif ve fikri mülkiyet haklarını da önemsediklerini belirten Altun, sosyal medya platformlarında telif ve fikri mülkiyet haklarının da kolaylıkla ihlal edildiğini gördüklerini bunun da önüne geçmek için gayret sarf ettiklerini anlattı. Altun, bu konuda kamusal farkındalık oluşturmaya da gayret sarf ettiklerini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Çocuk istismarından cinsel sapkınlıklara kadar birçok şenaatin ve suçun pervasızca sergilenmesine mani olmak için çok büyük bir gayret sarf ediyoruz. Hakikatin tahrif edilmesine izin veremeyiz, vermemeliyiz. Biz 'yaşasın hakikat' derken, hakikatin önemsizleştiği bir dönemi mecburi bir koşul olarak sunan sosyo-politik durumu kabul etmiyoruz. Buna karşı mücadele edilmesi, her daim hakikatin safsataya karşı, hakikatin hatalı düşünme yöntemlerine karşı gücünün önemini vurguluyoruz, vurgulamaya çalışıyoruz. Hukuka tabi olmadığı, denetimsiz kaldığı durumlarda hepimiz sosyal medya mecraları üzerinden siyasi süreçlerin de nasıl manipüle edilebildiğini defaatle gördük, yakinen şahitlik ettik. Demokrasinin en temel süreçleri seçimlerdir ve sosyal medya mecraları üzerinden seçimlere yönelik olarak yürütülen, farklı ülkelerde karşımıza çıkan manipülasyon kampanyalarının ne denli yıkıcı etkilerde bulanabildiğini de gördük. Bunlara karşı dirençli olmalı, bunlara karşı gerekli tüm koruma kalkanlarını oluşturmalıyız. Tüm sosyal medya mecralarının bu riskleri görerek ve düzenlemeleri yaparak, geliştirerek net bir şekilde kendilerini revize ve reforme etmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Bunlar her şeyden önce sosyal medya şirketlerinin sorumluluğudur."

"Envanter olmadan politika olmaz." diyen Altun, ölçülemeyen, verisi üretilemeyen bir alanın gelişiminin mümkün olmadığını ifade etti.

Fahrettin Altun, şunları kaydetti:

"Bu doğrultuda, Türkiye'nin Sosyal Ağ Haritası projesi kapsamında da 'internet erişimi', 'cihaz sahipliği', 'oyun alışkanlıkları', 'sosyal ağ kullanımı' ve 'en çok kullanılan sosyal ağ mecraları' başlıklarında veriler üretilecek. Bu veriler üretilmeye devam edecek. Bu çerçevede, her yıl 40'ın üzerinde rapor, 200'ün üzerinde interaktif grafik ve 130'un üzerinde infografik hazırlanması hedefleniyor. İnternet erişimi ve sosyal ağ kullanımı konu edilirken, bu araştırmalar esas itibarıyla her dönem kamuoyuyla paylaşılacak ve esas itibarıyla kamuoyunun bu anlamda bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi temin edilmeye çalışılacak. Bu kapsamda, Türkiye Sosyal Ağ Haritası platformu 'sosyalagharitasi.gov.tr' adresinde erişime açıldı. Kullanıcılar, bu site üzerinden tüm raporlara, interaktif grafiklere, infografiklere dijital olarak ulaşabilecek. Ayrıca, platform üzerinden iletişime geçen kullanıcılar, ticari olmayan kullanım amaçlarını beyan ederek raporların, istatistiklerin ve infografiklerin temelini oluşturan ham veriye erişim talebinde de bulunabilecek. Platform bünyesindeki tüm veri, görsel, grafik ve istatistiklere ulaşım, kamu yararı gözetilerek, tamamen ücretsiz olacak. Sosyal Ağ Haritası kapsamında üretilen verilerin tüm kullanıcıların yanında kamu için de kritik bir katkı sağlayacağına inanıyorum. Başkanlığımızın yanı sıra ilgili tüm kamu kurumları ve karar vericiler, politika yaparken Sosyal Ağ Haritası'nın sağladığı verilerden faydalanacaklardır."

Altun, projeye emeği geçenlere teşekkür ederken, Sosyal Ağ Haritası kapsamında yapılan çalışmaların ve elde edilen verilerin daha güvenli, demokratik, şeffaf, hesap verebilir ve sorumlu bir dijital dünyaya katkı sunmasını temenni etti.

Doç. Dr. İsmail Çağlar da danışmanlığını yaptığı projenin tanıtımını yaptı. Konuşmaların ardından TRT Yönetim Kurulu Üyesi Meryem İlayda Atlas'ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Ali Murat Kırık, GZT Genel Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer ile Memoria Bilişim ve Medya A.Ş. temsilcisi Dr. İsmail Maden dijital medyaya ilişkin fikirlerini paylaştı.

25 Ara 2021 - 13:34 İstanbul- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Popüler Ekonomi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Popüler Ekonomi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Popüler Ekonomi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Popüler Ekonomi değil haberi geçen ajanstır.